Viking 3-3 Bayern München: 13 Ekim'de Nefes Kesen 90 Dakika
UEFA Champions League'in 2. haftasında Viking ile Bayern München, 13 Ekim 2026 akşamı saat 22:00'de karşı karşıya geldi. Norveç'in köklü kulüplerinden Viking, kendi sahasında Alman devini ağırladı ve ortaya çıkan 3-3'lük beraberlik, maç boyunca ritmi hiç düşürmeyen bir mücadeleye sahne oldu. Ben de o 90 dakikayı baştan sona izleyenlerdenim; şimdi gördüklerimi sıcağı sıcağına paylaşayım.
Viking Kimdir, Bu Maç Neden Önemliydi?
Viking, Norveç'in Stavanger şehrinde kurulu, ülkenin en eski ve en köklü kulüplerinden biri. Bayern gibi Avrupa'nın ağır toplarıyla aynı grupta yer almak, Norveç futbolu için her zaman ayrı bir anlam taşır. Bu sezon Şampiyonlar Ligi'nin yeni formatında Viking, ilk haftanın ardından gruptaki yerini sağlamlaştırmak isterken, Bayern de puan kaybı yaşamadan yoluna devam etmeyi hedefliyordu. İki takımın da hücum futboluna yatkın yapısı, maçın kağıt üzerinde bile gollü geçeceğini düşündürüyordu. Sahada olanlar bu tahmini fazlasıyla doğruladı.
İlk Yarı: Viking'in Cesur Başlangıcı
Maçın başlamasıyla birlikte Viking'in çekingen bir ev sahibi gibi görünmediğini fark ettim. Daha 2. dakikada Gianni Stensness, Zlatko Tripić'in kullandığı topu ağlara gönderdi. Tribünlerdeki o ilk patlama sesini hâlâ hatırlıyorum. Bayern gibi bir takımı erken bir golle sarsmak, maçın psikolojisini tamamen değiştiriyor.
Bayern toparlanmaya çalışırken Viking savunmada disiplinini korudu ve kontra ataklarla tehlike üretmeyi sürdürdü. 38. dakikada Peter Christiansen, Erik Botheim'in pasında işi bitirdi: 2-0. İlk yarı bittiğinde Bayern soyunma odasına iki gol geride gidiyordu ki bu, maç öncesi beklenen bir tablo değildi.
İkinci Yarı: Kartlar, VAR ve Bayern'in Dönüşü
İkinci yarıda oyunun tonu değişti. 52. dakikada Konrad Laimer sarı kart gördü ve hemen ardından VAR incelemesi geldi. O dakikalarda hakemin kararı uzun süre ekranda kaldı; tribünlerdeki gerginlik elle tutulur hale gelmişti. 53'te bu kez Kristoffer Haugen sarı kartla cezalandırıldı. Bir dakika sonra, 54'te Harry Kane penaltıdan Bayern'in ilk golünü attı. O an maçın dengesinin değişmeye başladığını hissettim.
60. dakikada Kane bir kez daha sahne aldı; Joshua Kimmich'in asistiyle skoru 2-2'ye getirdi. Bayern'in baskısı artık hissedilir boyuttaydı. 67'de Jesper Daland, 68'de Ismael Saibari sarı kart gördü; maçın sertleştiği dakikalardı. 71'de Luis Díaz, Laimer'in pasında Bayern'i öne geçirdi: 3-2. O an maçın kopacağını düşündüm.
Kırmızı Kart ve Son Sözü Viking Söyledi
73. dakika maçın kaderini yeniden çizdi. Michael Olise önce sarı kart gördü, ardından kırmızı kartla oyun dışı kaldı. Bayern 10 kişi kalmıştı ve son 20 dakikaya bu dezavantajla girecekti. Bu andan itibaren Viking, öne çıkmaya ve baskı kurmaya başladı. Bayern'in savunma düzeni bozuldukça boşluklar büyüdü.
Ve 90. dakikada Herman Haugen, Zlatko Tripić'in asistiyle skoru 3-3'e getirdi. O golü izlerken tribünlerin çıkardığı ses, maçın en unutulmaz anıydı bence. Tripić bu maçta iki asistle sahanın en etkili isimlerinden biri oldu.
Maçın Ardından
Bu beraberlik Viking için grup aşamasında moral verici bir puan oldu; Bayern içinse 10 kişi kalmanın getirdiği zorluğa rağmen deplasmandan çıkarılan bir puan. Norveç ekibi, Avrupa sahnesinde Bayern gibi bir rakibe karşı geri dönüşlere izin verse de pes etmeyen oyunuyla dikkat çekti. Bayern'in ise özellikle kırmızı kart sonrası savunmada yaşadığı dağılma, ilerleyen haftalar için üzerinde durulması gereken bir konu.
Viking'in turnuvadaki konumu ve puan durumu, ilerleyen haftalarda netleşecek. Norveç ekibinin bu cesur oyunu sürdürüp sürdüremeyeceği ise merak konusu.
Sizce bu maçın dönüm noktası neydi? Olise'nin kırmızı kartı mı, yoksa Viking'in ilk yarıdaki iki gollük üstünlüğü mü? Yorumlarınızı bekliyorum.
18+ uyarısı: Bahis ve şans oyunları yetişkinlere yöneliktir; lütfen bütçenizi ve limitlerinizi baştan belirleyin.